Seyahatte İngilizce: biraz bile konuşmak neyi değiştirir? 15 cümle
Seyahatte İngilizce bilmek için akıcı konuşmana gerek yok. Birkaç doğru cümle, bir yolculuğu "idare ettik" seviyesinden "harika geçti" seviyesine taşıyabilir. Bu yazıda, yabancı bir ülkede yerel dili ya da İngilizceyi azıcık bile konuşmanın neyi değiştirdiğini somut durumlarla anlatıyoruz ve cebine koyabileceğin 15 temel İngilizce cümleyi paylaşıyoruz.
Seyahatte dil bilmek neyi değiştirir?
Daha az stres
Aktarma uçuşun rötar yaptı, kapı değişti, anons hızlı ve İngilizce. Ne dendiğini anlamak, telefonda panikle uygulamaları karıştırmak ya da bir başkasının peşine takılmak arasındaki farktır. Biraz dil bilmek, beklenmedik durumlarda sakin kalmanı sağlar.
Daha iyi deneyimler
Bir restoranda garsona What do you recommend? diye sormak, menüdeki tanıdık tek yemeği seçmekten çok daha lezzetli sonuçlar verebilir. Bir pansiyon sahibine yakınlarda nereye gidilebileceğini sormak ise seni turist rehberlerinde olmayan bir koya ya da bir mahalle pazarına götürebilir.
Daha fazla bağımsızlık
Tur şirketine bağlı kalmak zorunda değilsin. Kendi trenini bulabilir, bileti makineden alabilir, yolunu kaybettiğinde sorabilirsin. Özellikle tek başına seyahat edenler için bu büyük bir özgürlük.
İnsanlarla gerçek bir bağ
Yerel halk, kendi dillerinde birkaç kelime söyleyen ya da en azından İngilizce konuşmaya çabalayan birine farklı davranır. Bir kafede "Nereden geliyorsun?" sorusuyla başlayan sohbet, gezinin en akılda kalan anı olabilir.
Somut durumlar: dil nerede işine yarar?
- Havalimanında: Bagajın gelmediğinde ya da bağlantı uçuşunu kaçırdığında ne olduğunu anlatabilmek.
- Otelde: Odadaki klimanın çalışmadığını söylemek, erken giriş ya da geç çıkış istemek.
- Restoranda: Alerjini ya da yemediğin bir şeyi belirtmek. Örneğin domuz eti içerip içermediğini sormak.
- Eczanede: Baş ağrısı ya da mide rahatsızlığı için ilaç istemek.
- Toplu taşımada: Doğru otobüste olup olmadığını, nerede inmen gerektiğini sormak.
Seyahat için 15 temel İngilizce cümle
Bu cümleler İngilizcenin konuşulduğu ülkelerde ve İngilizcenin ortak dil olarak kullanıldığı birçok yerde işine yarar:
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| Excuse me, do you speak English? | Affedersiniz, İngilizce konuşuyor musunuz? |
| Could you speak more slowly, please? | Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen? |
| Sorry, I don't understand. | Pardon, anlamıyorum. |
| Where is the toilet? | Tuvalet nerede? |
| How much is this? | Bu ne kadar? |
| Can I pay by card? | Kartla ödeyebilir miyim? |
| A table for two, please. | İki kişilik bir masa, lütfen. |
| What do you recommend? | Ne önerirsiniz? |
| Does this contain pork? | Bunda domuz eti var mı? |
| Can we have the bill, please? | Hesabı alabilir miyiz, lütfen? |
| I have a reservation under the name Yılmaz. | Yılmaz adına bir rezervasyonum var. |
| How do I get to the city centre? | Şehir merkezine nasıl gidebilirim? |
| Which platform does the train leave from? | Tren hangi perondan kalkıyor? |
| Could you call a taxi for me? | Bana bir taksi çağırabilir misiniz? |
| I need a pharmacy. | Bir eczaneye ihtiyacım var. |
Restoran ve kafe için daha fazla kalıp istersen kafede ve restoranda İngilizce sipariş verme yazımıza göz at. Temel kelime hazineni genişletmek için de en çok kullanılan 100 İngilizce kelime listesi iyi bir başlangıç.
Türkçe konuşanların seyahatte sık yaptığı hatalar
- "Please"i unutmak. Türkçede ses tonuyla kibarlık katarız, İngilizcede ise please, could you ve thank you çok daha belirleyicidir. "Give me water" kaba gelir; Could I have some water, please? doğal ve kibardır.
- Tek kelimeyle konuşmak. "Bill!" demek yerine Can we have the bill, please? demek arada büyük fark yaratır.
- Anlamadığında başını sallamak. Anlamadıysan söyle. Sorry, could you say that again? demek, yanlış otobüse binmekten çok daha iyidir.
- Mükemmel olmayı beklemek. Gramer hatası yapacaksın, aksanın olacak. Karşındaki kişi seni anlıyorsa amaç gerçekleşmiştir.
Yolculuktan önce nasıl hazırlanılır?
Seyahatten birkaç hafta önce başlarsan, sadece birkaç dakikalık günlük çalışmayla bile bu cümleleri rahatça kullanacak seviyeye gelebilirsin:
- Cümleleri sesli tekrar et. Okumak yetmez; ağzının bu kelimelere alışması gerekir.
- Durumları canlandır. Kafede sipariş verdiğini, otelde giriş yaptığını hayal et ve diyaloğu kafanda kur.
- Dinleme yap. Havalimanı anonsları ya da seyahat videoları, gerçek hızdaki İngilizceye alışmanı sağlar.
- Telefonuna not al. En çok ihtiyaç duyacağın beş cümleyi not uygulamana yaz.
Parlumi'deki kısa dersler, dinleme ve konuşma alıştırmalarıyla bu tür günlük kalıpları pekiştirmene yardımcı olur; uygulama internetsiz de çalıştığı için uçakta bile tekrar yapabilirsin.
Son söz
Seyahatte dil bilmek, her şeyi anlamak demek değil. Doğru anda doğru soruyu sorabilmek, gülümseyerek teşekkür edebilmek ve beklenmedik bir durumda kendini ifade edebilmek demek. Bir sonraki yolculuğunda bu on beş cümleyle yola çık; dönüşte anlatacağın hikâyelerin değiştiğini göreceksin.