En çok kullanılan 100 İngilizce kelime ve Türkçe anlamları
İngilizcede yüz binlerce kelime var, ama günlük konuşmanın büyük kısmı birkaç yüz kelimeyle yürür. Bu yüzden İngilizce öğrenmeye başlarken her kelimeye eşit zaman ayırmak yerine, en sık kullanılanlardan başlamak çok daha akıllıcadır.
Bu listede, İngilizceye yeni başlayan biri için en kullanışlı 100 kelimeyi konulara göre grupladık. Her grubun altında, Türkçe konuşanların dikkat etmesi gereken küçük ipuçları da var.
Nasıl kullanmalısın?
- Her gün bir grup çalış. 100 kelimeyi bir günde ezberlemeye çalışma. Günde 10–15 kelime, kalıcı öğrenme için çok daha iyidir.
- Kelimeleri cümle içinde öğren. "Want = istemek" yerine I want a coffee gibi kısa cümleler kur.
- Sesli söyle. İngilizcede yazılış ve okunuş farklı olabilir; her kelimeyi doğru telaffuzuyla duymaya ve tekrar etmeye çalış.
- Birkaç gün sonra tekrar et. Yeni kelimeleri ertesi gün, üç gün sonra ve bir hafta sonra tekrar etmek, onları kalıcı hale getirir.
1. Temel ifadeler
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| yes | evet |
| no | hayır |
| please | lütfen |
| thank you | teşekkür ederim |
| sorry | özür dilerim, pardon |
| hello | merhaba |
| goodbye | hoşça kal, güle güle |
| okay | tamam |
| excuse me | affedersiniz |
| help | yardım; yardım etmek |
İpucu: İngilizcede please ve thank you Türkçeye göre çok daha sık kullanılır. Bir şey isterken cümlenin sonuna please eklemeyi alışkanlık haline getir.
2. Soru kelimeleri
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| what | ne |
| who | kim |
| where | nerede, nereye |
| when | ne zaman |
| why | neden, niçin |
| how | nasıl |
| how much | ne kadar (fiyat, miktar) |
| which | hangi, hangisi |
İpucu: Türkçede soru eki "mı / mi" cümlenin sonuna gelir. İngilizcede ise soru kelimesi genellikle cümlenin başına gelir: Where do you live? (Nerede yaşıyorsun?)
3. Zamirler
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| I | ben |
| you | sen, siz |
| he | o (erkek) |
| she | o (kadın) |
| it | o (nesne, hayvan) |
| we | biz |
| they | onlar |
İpucu: Türkçedeki "o", İngilizcede üçe ayrılır: erkekler için he, kadınlar için she, nesneler ve çoğu hayvan için it. Türkçe konuşanların en sık yaptığı hatalardan biri he ve she'yi karıştırmaktır; konuşurken bir an durup kontrol etmek zamanla otomatikleşir. Ayrıca you hem "sen" hem "siz" demektir; İngilizcede bu ayrım yoktur.
Bir de şu var: İngilizcede özne zamiri atlanmaz. Türkçede "Geliyorum" yeterlidir, ama İngilizcede I'm coming demelisin. I her zaman büyük harfle yazılır.
4. En önemli fiiller
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| be | olmak (am, is, are) |
| have | sahip olmak, -si olmak |
| do | yapmak |
| go | gitmek |
| come | gelmek |
| get | almak, elde etmek, olmak |
| make | yapmak, üretmek |
| take | almak, götürmek |
| see | görmek |
| know | bilmek, tanımak |
| want | istemek |
| like | sevmek, hoşlanmak |
| need | ihtiyacı olmak |
| eat | yemek |
| drink | içmek |
| work | çalışmak; iş |
| live | yaşamak, oturmak |
| speak | konuşmak |
| understand | anlamak |
| buy | satın almak |
İpuçları:
- Make mi, do mu? İkisi de "yapmak" demek, ama genel olarak make bir şey üretmek, oluşturmak için (make a cake, make a decision), do ise bir etkinlik ya da görev için (do homework, do the dishes) kullanılır. Birçok kalıbı tek tek öğrenmek gerekir.
- Get İngilizcenin en çok yönlü fiillerinden biridir: get a job (iş bulmak), get tired (yorulmak), get home (eve varmak). Anlamı bağlama göre değişir.
- Have, Türkçedeki "-im var" yapısının karşılığıdır: I have a car (Bir arabam var).
- Know hem "bilmek" hem de "tanımak" demektir: I know the answer (Cevabı biliyorum), I know her (Onu tanıyorum).
5. Zaman
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| today | bugün |
| tomorrow | yarın |
| yesterday | dün |
| now | şimdi |
| later | sonra, daha sonra |
| day | gün |
| week | hafta |
| month | ay |
| year | yıl |
| morning | sabah |
| night | gece |
| time | zaman, saat |
İpucu: Saati sormak için What time is it? dersin. Time hem "zaman" hem de "kez" anlamına gelir: three times (üç kez).
6. Sayılar
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| one | bir |
| two | iki |
| three | üç |
| four | dört |
| five | beş |
| six | altı |
| seven | yedi |
| eight | sekiz |
| nine | dokuz |
| ten | on |
İpucu: Türkçede sayıdan sonra isim tekil kalır: "üç kitap". İngilizcede ise çoğul olur: three books. Bu, Türkçe konuşanların çok sık yaptığı bir hatadır.
7. İnsanlar
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| man | adam, erkek |
| woman | kadın |
| child | çocuk |
| friend | arkadaş |
| family | aile |
| mother | anne |
| father | baba |
| people | insanlar |
İpucu: Bazı çoğullar düzensizdir: man → men, woman → women, child → children. People ise zaten çoğuldur: People are friendly here (Buradaki insanlar cana yakın).
8. Yerler
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| house | ev (bina) |
| home | ev, yuva |
| street | sokak, cadde |
| city | şehir |
| shop | dükkân, mağaza |
| school | okul |
| office | ofis, büro |
| station | istasyon |
| hospital | hastane |
| bathroom | banyo, tuvalet |
İpucu: House binanın kendisidir; home ise "yaşadığın yer, yuva" anlamı taşır. "Eve gidiyorum" demek için I'm going home dersin, to kullanmazsın. Bir restoranda ya da kafede tuvaleti sorarken ABD'de genellikle bathroom ya da restroom, İngiltere'de ise toilet ya da loo duyarsın.
9. Sık kullanılan sıfatlar
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| good | iyi |
| bad | kötü |
| big | büyük |
| small | küçük |
| new | yeni |
| old | eski, yaşlı |
| hot | sıcak |
| cold | soğuk |
| easy | kolay |
| expensive | pahalı |
İpucu: İngilizcede sıfatlar, Türkçede olduğu gibi ismin önüne gelir: a big house (büyük bir ev). Bu konuda Türkçe konuşanlar şanslı. Ama artikel unutulmamalı: big house değil, a big house.
10. Yiyecek ve içecek
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| water | su |
| coffee | kahve |
| tea | çay |
| bread | ekmek |
| food | yemek, yiyecek |
İpucu: Water, coffee, tea, bread ve food genellikle sayılamayan isimlerdir. "Bir ekmek" demek için a bread değil, a loaf of bread ya da some bread denir. Kafede ise a coffee, two teas demek günlük dilde tamamen normaldir.
Bu 100 kelimeyle neler söyleyebilirsin?
Bu kelimeleri öğrendiğinde, şaşırtıcı sayıda cümle kurabilirsin:
- Excuse me, where is the station? Affedersiniz, istasyon nerede?
- I want a coffee, please. Bir kahve istiyorum, lütfen. (Daha kibarı: Can I have a coffee, please?)
- How much is the bread? Ekmek ne kadar?
- I live in a small house in the city. Şehirde küçük bir evde yaşıyorum.
- My friend works in a hospital. Arkadaşım bir hastanede çalışıyor.
- Sorry, I don't understand. Can you help me? Pardon, anlamıyorum. Bana yardım edebilir misin?
- We go to school today and come home later. Bugün okula gidiyoruz, sonra eve geliyoruz.
Sonraki adım
Bu 100 kelime, İngilizce için sağlam bir temel. Ama kelimeleri bilmek, onları kullanabilmek demek değil. Bir sonraki adım, bu kelimeleri her gün kısa cümlelerde kullanmak ve dinlerken tanımaya çalışmak.
Parlumi'nin İngilizce kursunda bu temel kelimelerle A1 seviyesinden başlıyorsun; akıllı tekrar sistemi de unutmaya başladığın kelimeleri doğru zamanda karşına çıkarıyor. Ama hangi yöntemi kullanırsan kullan, önemli olan düzenli tekrar. Bugün ilk on kelimeyle başla; bir hafta sonra bu listenin büyük kısmının sana tanıdık geldiğini göreceksin.