Türkçe
İndir
Yanıltıcı kelimeler

İngilizce yalancı eşdeğerler, Türkçe konuşanları yanıltan 22 kelime

İngilizce öğrenmeye başlayınca bir şey hemen dikkatini çeker: birçok kelime tanıdık gelir. Türkçe yüzyıllar boyunca Fransızcadan ve son yıllarda İngilizceden bolca kelime aldı; bu da sana büyük bir avantaj sağlar. Ama bu tanıdık kelimelerin bir kısmı tuzaktır. Yazılışları ya da sesleri benzer, anlamları ise bambaşkadır. Bunlara yalancı eşdeğerler (İngilizcede false friends) denir.

Aşağıda Türkçe konuşanların en sık düştüğü 22 İngilizce yalancı eşdeğeri bulacaksın. Her birinde İngilizce kelimenin gerçek anlamını, örnek bir cümleyi ve aslında kullanman gereken kelimeyi gösterdik.

Günlük hayatta en çok karışanlar

1. Actual Türkçedeki "aktüel" güncel demektir. İngilizcede actual ise "gerçek, asıl" anlamına gelir.

  • The actual price was much higher. Gerçek fiyat çok daha yüksekti.
  • "Güncel" için: current ya da up-to-date.

2. Sympathetic "Sempatik" bizde sevimli, cana yakın biri için kullanılır. Sympathetic ise "anlayışlı, halden anlayan" demektir.

  • She was very sympathetic when I lost my job. İşimi kaybettiğimde bana çok anlayış gösterdi.
  • "Sempatik" için: nice, likeable, friendly.

3. Pasta Pastanede aldığın doğum günü pastası İngilizcede cake'tir. Pasta ise makarna demektir.

  • Let's have pasta for dinner. Akşam makarna yiyelim.

4. Personal "Personel" çalışanlar, kadro demektir. Personal ise "kişisel, özel" anlamına gelir.

  • This is a personal question. Bu kişisel bir soru.
  • "Personel" için: staff ya da personnel (dikkat: çift n ve vurgu sonda).

5. Economic Bir ürüne "ekonomik" dediğimizde ucuz, hesaplı olduğunu kastederiz. Economic ise "ekonomiyle ilgili" demektir.

  • The economic situation is difficult. Ekonomik durum (ekonominin durumu) zor.
  • "Hesaplı" için: economical, affordable ya da cheap.

6. Magazine "Magazin" bizde ünlü haberleri ve dedikodudur. Magazine ise dergi demektir.

  • I bought a magazine at the airport. Havalimanında bir dergi aldım.
  • "Magazin haberleri" için: celebrity news ya da gossip.

7. Fabric "Fabrika" diye düşünme: fabric kumaş demektir.

  • This shirt is made of a soft fabric. Bu gömlek yumuşak bir kumaştan yapılmış.
  • "Fabrika" için: factory.

Mekânlar ve kurumlar

8. Pension "Pansiyon" küçük bir konaklama yeridir. İngilizcede pension ise emekli maaşı demektir.

  • My grandfather lives on his pension. Dedem emekli maaşıyla geçiniyor.
  • "Pansiyon" için: guesthouse ya da B&B (bed and breakfast).

9. College Türkiye'de "kolej" genellikle özel bir okuldur. ABD'de college çoğu zaman üniversite anlamına gelir; İngiltere'de ise liseden sonraki eğitim kurumlarını anlatır.

  • She went to college in Boston. Boston'da üniversite okudu.
  • "Özel okul" için: private school.

10. Buffet Bizde "büfe" sokaktaki küçük satış noktasıdır. Buffet ise açık büfe demektir.

  • Breakfast is a buffet. Kahvaltı açık büfe.
  • "Büfe" için: kiosk ya da snack bar.

11. Site "Site" bizde güvenlikli konut kompleksidir. İngilizcede site yer, alan (construction site: şantiye) ya da web sitesidir.

  • "Sitede oturuyorum" için: I live in a gated community ya da in an apartment complex.

12. Plaza İstanbul'daki "plaza" camlı bir iş kulesidir. İngilizcede plaza meydan ya da açık hava alışveriş alanıdır.

  • "Plazada çalışıyorum" için: I work in an office building / office tower.

13. Passage "Pasaj" dükkânların sıralandığı kapalı çarşıdır. Passage ise geçit, koridor ya da bir metinden alınmış bölümdür.

  • Read the passage and answer the questions. Parçayı oku ve soruları cevapla.
  • "Pasaj" için: arcade ya da shopping arcade.

İş hayatında dikkat edilmesi gerekenler

14. Agenda "Ajanda" günlük planlarını yazdığın defterdir. Agenda ise toplantı gündemidir.

  • What's on the agenda today? Bugün gündemde ne var?
  • "Ajanda" için: planner ya da diary (İngiliz İngilizcesi).

15. Prim İş yerindeki "prim" ikramiyedir. İngilizcede prim ise "aşırı ahlakçı, fazla resmi" anlamında bir sıfattır.

  • She's a bit prim and proper. Biraz fazla kuralcı ve resmi.
  • "Prim" için: bonus; sigorta primi için premium.

16. Campaign Mağazalardaki "kampanya" indirimdir. Campaign ise siyasi ya da reklam kampanyasıdır.

  • "Kampanyada aldım" için: I bought it on sale / on offer.

17. Condition Spor salonunda "kondisyonum yok" deriz. Condition ise genel olarak durum, şart demektir.

  • The car is in good condition. Araba iyi durumda.
  • "Kondisyon" için: I'm not fit ya da I'm out of shape.

18. Hostess Uçaktaki "hostes" için bugün flight attendant kullanılır. Hostess ise misafir ağırlayan ev sahibesi ya da restoranda seni karşılayan görevlidir.

Kafa karıştıran diğerleri

19. Jest Bizde "jest" ince bir davranış, nezaket göstergesidir. İngilizcede jest şaka demektir.

  • He said it in jest. Şaka olsun diye söyledi.
  • "Güzel bir jest" için: a nice gesture.

20. Naive "Naif" bizde kibar, ince ruhlu anlamında kullanılabilir. Naive ise "saf, toy, kolay kandırılan" demektir ve çoğu zaman olumsuzdur.

  • It was naive of me to trust him. Ona güvenmem saflıktı.
  • "Kibar, ince" için: gentle ya da kind.

21. Confection "Konfeksiyon" hazır giyimdir. Confection ise şekerleme, tatlı demektir.

  • "Konfeksiyon" için: ready-to-wear clothing ya da off-the-peg clothes.

22. Preservative Bu kelime utanç verici anlara yol açabilir. Preservative gıdalardaki koruyucu maddedir; "prezervatif" ile ilgisi yoktur.

  • This juice contains no preservatives. Bu meyve suyu koruyucu madde içermez.
  • "Prezervatif" için: condom.

Yalancı eşdeğerlerden nasıl kaçınırsın?

Bu kelimeleri ezberlemek tek başına yetmez; konuşurken refleks olarak eski anlama dönersin. İşe yarayan birkaç yöntem:

  • Kelimeyi cümleyle öğren. "Fabric = kumaş" yerine This fabric is soft cümlesini aklında tut. Cümle, yanlış çağrışımı bastırır.
  • Şüphelendiğin kelimeleri bir listede topla. Tanıdık gelen her yeni kelime için kendine "Bu gerçekten aynı anlamda mı?" diye sor.
  • Doğru kelimeyi yüksek sesle kullan. Staff, current, factory, bonus gibi doğru karşılıkları sesli söylemek hafızada daha kalıcı iz bırakır.
  • Düzenli tekrar et. Yalancı eşdeğerler, birkaç gün arayla tekrar edildiğinde yerleşir.

Parlumi'de İngilizce dersleri Türkçe açıklamalarla geldiği için, bu tür tuzaklarla karşılaştığında uygulama seni uyarır; böylece hatayı alışkanlık haline gelmeden fark edersin.

Son bir ipucu: Bir kelime "fazla kolay" görünüyorsa, bir an dur. İngilizce öğrenmek bazen yeni kelimeler öğrenmek kadar, tanıdık olanlara güvenmemeyi de öğrenmektir.

← Tüm yazıları gör