Türkçe
İndir
Yanıltıcı kelimeler

Almanca yalancı eşdeğerler, Türkçe konuşanlar için 16 tuzak kelime

Almanca ile Türkçe akraba diller değil, ama sandığından çok daha fazla ortak kelimeleri var. Bunun sebebi, iki dilin de Fransızcadan ve Latinceden bolca kelime almış olması. Fabrik fabrika, Kamera kamera, Benzin benzin demek. Ne güzel, değil mi?

Sorun şu ki her tanıdık kelime aynı anlama gelmiyor. Almanca öğrenirken, özellikle de Almanya'da günlük hayatta, bazı kelimeler seni ciddi biçimde yanıltabilir. İşte Türkçe konuşanların en sık düştüğü 16 Almanca yalancı eşdeğer.

Evde ve sokakta

1. das Plakat Türkçedeki "plaka" arabanın numarasıdır. Almancada Plakat afiş, poster demektir.

  • An der Wand hängt ein Plakat. Duvarda bir afiş asılı.
  • "Plaka" için: das Kennzeichen ya da das Nummernschild.

2. der Kiosk "Köşk" ile aynı kökten geliyor, ama anlamı çok farklı. Almanya'da Kiosk gazete, içecek ve atıştırmalık satan küçük dükkândır, yani büfe.

  • Ich hole mir eine Zeitung am Kiosk. Büfeden bir gazete alıyorum.
  • "Köşk" için: die Villa ya da der Pavillon.

3. der Kombi Türkiye'de "kombi" evi ısıtan cihazdır. Almancada Kombi (Kombiwagen'in kısası) station wagon tipi arabadır.

  • Wir haben einen Kombi gekauft. Station wagon bir araba aldık.
  • "Kombi" için: die Therme, die Gastherme ya da der Heizkessel.

4. die Etage Bu kelimeyi duyunca aklına "etajer" gelebilir. Ama Etage kat demektir.

  • Ich wohne in der dritten Etage. Üçüncü katta oturuyorum.
  • "Etajer" için: das Regal.

5. die Bank Almancada Bank hem banka hem de oturulan bank demektir; çoğulları farklıdır: die Banken (bankalar), die Bänke (banklar).

  • Wir sitzen auf einer Bank im Park. Parkta bir bankta oturuyoruz.
  • Bağlama dikkat et; Türkçedeki gibi iki ayrı kelime yok.

6. das Klima Türkçede "klima" klima cihazıdır. Almancada das Klima iklim demektir. Cihaz için die Klimaanlage denir; günlük konuşmada kısaca die Klima da duyarsın, ama artikelin farklı olduğuna dikkat et.

  • Das Klima in Deutschland ist mild. Almanya'nın iklimi ılımandır.

7. das Tablett Çift t ile yazılan Tablett tepsi demektir. Bilgisayar için das Tablet kullanılır.

  • Sie bringt den Kaffee auf einem Tablett. Kahveyi tepside getiriyor.

8. das Lokal Türkiye'de "lokal" bir derneğin ya da kurumun üyelerine açık salonudur. Almancada Lokal herkese açık bir restoran ya da meyhanedir.

  • Kennst du ein gutes Lokal in der Nähe? Yakınlarda iyi bir lokanta biliyor musun?

Resmi işler ve iş hayatı

9. der Termin Türkçede "termin" ticarette teslim tarihi anlamına gelir. Almancada Termin randevudur ve Almanya'da en çok duyacağın kelimelerden biridir.

  • Ich habe morgen einen Termin beim Arzt. Yarın doktordan randevum var.
  • "Teslim tarihi" için: die Frist ya da der Liefertermin.

10. die Rente "Rant" bizde emek harcanmadan elde edilen kazançtır. Rente ise emekli maaşı demektir.

  • Meine Mutter bekommt eine kleine Rente. Annem az bir emekli maaşı alıyor.
  • "Emekli olmak" için: in Rente gehen.

11. der Akademiker Türkçedeki "akademisyen" üniversitede ders veren kişidir. Almancada Akademiker üniversite mezunu herkes için kullanılır.

  • In meiner Familie gibt es viele Akademiker. Ailemde çok sayıda üniversite mezunu var.
  • "Akademisyen" için: der Wissenschaftler ya da der Dozent.

12. das Gymnasium Spor salonu sanma. Gymnasium üniversiteye hazırlayan lise türüdür.

  • Mein Sohn geht aufs Gymnasium. Oğlum Gymnasium'a (liseye) gidiyor.
  • "Spor salonu" için: das Fitnessstudio ya da okulda die Turnhalle.

13. die Kur "Kur" bizde döviz kurudur. Almancada Kur kaplıca ya da sağlık tedavisi için yapılan konaklamadır.

  • Meine Oma macht eine Kur an der Ostsee. Babaannem Baltık kıyısında kür yapıyor.
  • "Döviz kuru" için: der Wechselkurs. Dikkat: der Kurs hem kurs hem kur anlamına gelir.

Mutfakta ve eczanede

14. die Dose "Doz" sanma: Dose teneke kutu, konserve demektir.

  • Eine Dose Tomaten, bitte. Bir kutu domates lütfen.
  • "Doz" için: die Dosis.

15. das Rezept Bu tam bir yalancı eşdeğer değil, ama yarı tuzak: Rezept hem doktor reçetesi hem de yemek tarifi demektir.

  • Hast du ein Rezept für Linsensuppe? Mercimek çorbası tarifin var mı?
  • Eczanede ise reçeteyi gösterirsin: Hier ist mein Rezept.

16. die Billion Sayılarda dikkat: eine Milliarde milyar, eine Billion ise trilyon demektir. İngilizce bilenler için bu ayrıca kafa karıştırıcıdır, çünkü İngilizcedeki billion milyardır.

İngilizce biliyorsan bunlara da dikkat

İngilizce bilen Türkçe konuşanlar Almancada bir de İngilizce kaynaklı tuzaklarla karşılaşır:

  • das Gift hediye değil, zehir demektir. Hediye: das Geschenk.
  • bekommen "olmak" değil, almak demektir. Ich bekomme ein Bier "bira oluyorum" değil, "bir bira alıyorum" demektir.
  • also "de, da" değil, "yani, demek ki" demektir.

Bu kelimeleri nasıl kalıcı hale getirirsin?

  • Her ismi artikeliyle öğren. das Klima ve die Klimaanlage gibi farklar ancak artikelle birlikte akılda kalır.
  • Kendi hayatından cümleler kur. "Yarın randevum var" cümlesini Ich habe morgen einen Termin diye birkaç kez söylemek, kelimeyi gerçek anlamıyla bağlar.
  • Tuzak kelimelerden bir liste yap ve haftada bir göz gezdir.

Parlumi'nin Almanca kursunda açıklamalar Türkçe olduğu için bu tür yalancı eşdeğerlere geldiğinde uygulama seni uyarır. Yine de en iyi öğretmen dikkat: Bir kelime tanıdık geliyorsa, bir saniye durup anlamını kontrol etmek seni birçok komik ya da tuhaf durumdan kurtarır.

← Tüm yazıları gör